Bu site sektörler dizininde yer almaktadır.
tobb
Bakan Şimşek, borçlara ödeme kolaylığı getirilirken, vergisini düzenli ödeyen mükellefleri de ödüllendirme mekanizması için çalıştıklarını, bunu, özellikle beyana dayalı ödemeler için düşündüklerini söyledi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu da halen uygulanan prim borcu olmayanlara 5 puanlık indirim benzeri ödüllendirme istedi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, vergi ve prim başta olmak üzere devlete olan tüm borçlara ödeme kolaylığı getiren paket ile ödemelerini düzenli yapanların cezalandırıldığı eleştirilerini dikkate aldıklarını, dürüst mükelleflerin ödüllendirilmesi için de bir çalışma yaptıklarını söyledi. Şimşek, önceki akşam TBMM Plan Bütçe Komisyonu'ndaki bütçe görüşmelerinde CHP, MHP ve BDP'li milletvekillerinin, yeniden yapılandırma yapılırken dürüst mükellefin cezalandırılmaması gerektiği konusundaki uyarılarıyla karşılaştı. Muhalefet milletvekilleri, ödemelerini düzenli yapan mükelleflere yönelik teşvik edici düzenlemeler istediler.

Başbakan'dan Pakete Onay
Bakan Şimşek, borçların yeniden yapılandırılmasında dürüst mükelleflerin ödüllendirilmesi üzerinde hassasiyetle durduğunu belirterek, bu konu üzerinde çalışılmasını istediğini söyledi. Şimşek, "Beyana dayalı kısımlar üzerinde bir şeyler yapılabilir mi arkadaşlara çalışın dedim ama şu an itibarıyla son şekli verilmediği için bir taahhütte bulunmak istemiyorum" dedi. Başbakan Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan AK Parti Merkez Yürütme Kurulu da (MYK), borçların yeniden yapılandırılmasıyla ilgili paketi ele aldı. Erdoğan, vergi ve prim borçlarının yanı sıra öğrenci kredilerinden OGS alacaklarına, elektrik, su, emlak vergisi borçlarına kadar devlete olan yaklaşık 300 farklı borç kaleminin yeniden yapılandırılmasına ilişkin pakete onay verdi.

Varlık Barışı da Girebilir
Pakette matrah artıran mükelleflere geriye dönük vergi incelemesi yapılmaması öngörülürken, yılbaşında sona eren Varlık Barışı'nın da uzatılması yoluna gidilecek. Daha önce Varlık Barışı çerçevesinde taahhüt ettiği parayı yurda getiremeyen Ali Türkan ve onun durumundaki kişilere de bir hak daha tanınmasının planlandığı bildirildi. Kapalı alanlarda sigara içme, şeker kotasının ihlali ve alkollü araç kullanımı gibi durumlarda verilen cezaların ise kapsam dışında tutulması öngörülüyor. Torba kanun tasarısının önümüzdeki günlerde TBMM'ye sunularak bu ay yasalaştırılması bekleniyor.

Devletle Barışılıyorsa 2B de Kapsama Girsin
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, kamuya olan borçların yeniden yapılandırılması kapsamına, şirketlerin odalara olan borçları ile stok affı ve matrah artırımının da eklenmesinde büyük fayda gördüklerini bildirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı 6. Türkiye Ticaret ve Sanayi Şûrası'nda iş dünyası isteklerini içeren bir sunum yaptı. Şûrada konuşan Hisarcıklıoğlu, yeniden yapılandırma özellikle vatandaşla, milleti, devleti barıştıracak ve l devletin bütçesine çok büyük kaynak girdisi sağlayacak 2B meselesini geniş anlamıyla bu şekilde değerlendirmek gerektiğini vurguladı.

Yeşil Kartı Çözüyoruz
Başbakan Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Sanayi Bakanı Nihat Ergün ile birlikte, yaklaşık üç saat TOBB temsilcilerinin, sorun ve taleplerini dinledi. Erdoğan, yeşil kart uygulamasının istihdam piyasasını tehdit ettiği yönündeki eleştirilerin hatırlatılması üzerine şunları söyledi: "Yeşil kart olayını istihdam paketi içinde çözüyoruz, insanlar çalıştığı halde sigortalı olmak istemiyor; 100 TL daha fazla para alıp yeşil kartlı olmak istiyor. Bunlar hoş şeyler değil."

İşadamları Ne İstedi?
  • Borçlarını düzenli ödeyenlerin, ileriye dönük borçları yeniden yapılandırılıp ödüllendirilmeli.
  • Büyük mağazaların kendi markaları ile sattıkları ürünlere bir üst sınır getirilmeli.
  • Et ve Balık Kurumu piyasada oyuncu değil, düzenleyici kurum olmalı.
  • Süt tozu tesisleri kurularak üretimin fazla olduğu dönemlerde arz fazlasından süttozu üretilmeli.

Kaynak: Haber Türk Ekonomi
 
Halka açılan gayrimenkul yatırım ortaklığı şirketlerine (GYO) tanınan Kurumlar Vergisi istisnası pek çok firmayı İMKB'ye yöneltti. Öte yandan Sermaye Piyasası Kurumu'nun da bu tip kuruluşlarda halka açılma oranını yüzde 49'dan 25'e indirmesi süreci hızlandıracak.
Devamını oku...  
Devlet Bakanı Ali Babacan krizle ilgili iddialı konuşarak, "ABD mortgage'da bizim uyguladığımız gibi yüzde 25 peşinat şartı koysaydı, kriz bu hale gelmezdi" dedi. Eurochambres Ortak Üyeler Komitesi toplantısında konuşan Babacan, küresel krizle ilgili olarak da "Yavaş yavaş toparlanma başladı ama bu toparlanma kendi başına devam eden ivmesini oluşturmuş bir toparlanma değil" dedi.

Asya'daki kalkınmanın hızlı, Avrupa'da ise krizin etkilerinin derin olduğunu söyleyen Babacan, dünya bankacılık sisteminin normale dönmesinin zaman alacağını kaydetti. İsim vermeden Yunanistan'da yaşanan sorunlara da değinen Babacan, "Bazı ülkeler zor kararları bugün almak zorunda, bugün alınmayan kararlar daha sonra acı ve zor tedbir olarak gündeme gelir" dedi.

Eurochambres Ortak Üyeler toplantısında krizi değerlendiren Babacan'dan iddialı açıklama: ABD mortgage'da yüzde 25 peşin alsaydı, kriz olmazdı.

Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Ali Babacan krizle ilgili iddialı konuşarak, "ABD mortgage'da bizim uyguladığımız gibi yüzde 25 peşinat şartı koysaydı, kriz bu hale gelmezdi" dedi.

Eurochambres Ortak Üyeler Komitesi toplantısı İstanbul'da yapıldı. Toplantının açılışında konuşan Babacan, küresel krizle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Küresel ekonomide krizin etüdlerinin tamamıyla silinmediğini anlatan Babacan, "Yavaş yavaş toparlanmayı görmeye başladık ama bu toparlanma kendi başına devam eden ivmesini oluşturmuş bir toparlanma değil" dedi. Toparlanmanın dünyada eşit şekilde dağılmadığına işaret eden Babacan, Asya'daki kalkınmanın daha hızlı olduğunu, Avrupa'da ise krizin etkilerinin daha derin olduğunu söyledi. Babacan, "Gelişmiş ülkelere bakarsak, 2007 yılında ortalama bütçe açıkları yüzde 1 düzeyindeyken, 2009'da bu rakam yüzde 9'a yaklaşmış durumda. Kamu borç stoku yüzde 70'lerden, yüzde 90'lara çıktı. Bu açıkların nasıl kapatılacağı, hangi politikalarla düşüş trendine gireceği konusunda da pek çok ülke somut plan ortaya koymuş değil. Bu kaygı verici" dedi.

Bazı Ülkeler Zor Kararları Bugün Almak Zorunda
Dünya bankacılık sisteminin normale dönmesinin zaman alacağını, emtia fiyatlarının da yüksek seyretmeye devam edeceğini vurgulayan Babacan, isim vermeden Yunanistan'da yaşanan sorunlara değinerek, "Bazı ülkeler zor kararları bugün almak zorunda, bugün alınmayan kararlar daha sonra daha acı ve zor tedbirler olarak gündeme gelecektir" diye konuştu. Avrupa'nın önümüzdeki süreçte demografik sorunlar yaşayacağını anlatan Babacan, 1996-2007 yılları arasında 60 yaş üstü nüfusun yılda 1 milyon artarken, şimdi bu rakamın 2 milyona çıktığını söyledi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, bankalar üzerinde çok ciddi durduklarını ve krizden çok önce bankalarla ilgili stres testleri yaptıklarını ve problemli bankaları tespit ettiklerini belirterek, "Sessizce sermayelerinin yeniden yapılandırmasına teşvikçi olduk.

Bazen havuç, bazen sopalar kullandık" dedi. Nasreddin Hoca'nın 'testi' hikayesini anlatan Babacan, "Testi kırılmadan yapacaklarımızı yaptık" dedi. Bakan Babacan, mortgage yasası çıkarken, yüzde 25 peşinat şartı getirdiklerini belirterek, "ABD'de bizim yüzde 25 şartını uygulasaydı, bu boyutta bir kriz yaşanmazdı" iddiasında bulundu. Babacan, uluslararası derecelendirme kuruluşlarının yaptığı 20 artırımın 4'ünün Türkiye'ye olmasına dikkat çekti.

Partiler Bekasını Düşünerek Hareket Etmemeli
Hükümetlerin özel sektöre yön gösterici olması gerektiğini söyleyen Babacan, "Kötü sürprizler görmeye kimsenin tahammülü yok. Hiçbir hükümet kendi siyasi partisinin bekasını düşünerek, hareket etmemeli. Kısa vadede varsın, bazı siyasiler zarar görsün. Ne adına, bu ülkenin geleceği adına" dedi. İş dünyasına "Hükümetleri zamanında uyarın" çağrısı yapan Babacan, şöyle konuştu: "Hep beraber dünyanın geleceği için doğru politikalar neyse onun desteklenmesi lazım. Sen, ben, A partisi, C partisi yaşanmamalı. Kısa vadeli kavgalarla, tartışmalarla böyle bir krizin üstesinden gelmek mümkün olmayacak. Siyasetin tabiatında popülizm vardır. Yapılan iş popülistse burada iş dünyasına rol düşüyor. 'Dur' diyebilmelisiniz." Devam etmeyen KDV indirimlerine de değinen Babacan, "İndirimler devam etseydi, Türkiye'de tartışılan ülkeler listesine girecekti'dedi.

Gümrük Birliği Tartışması
Eurochambres toplantısında 'gümrük' tartışması da yaşandı. "Ekonomik Kriz, Lizbon Anlaşması, AB Genişleme Süreci" panelinde konuşan Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Komiser Yardımcısı Miltiades Economides, Gümrük Birliği (GB) ile ilgili eleştirilere "Anlaşma sonrasında ticaret 3 katına çıktı" diyerek yanıt verirken, Türkiye'nin ek protokole uymasını istedi. Yeni Türk mevzuatı hazırlanırken AB ile görüşülmesini isteyen Economides, alkollü içkilerin ithalatındaki kısıtlanmanın kalkmasını istedi. Economides, Türkiye'nin serbest ticaret anlaşmalarının farkında olduklarını, komisyonun kendi yetkinliği içinde çalışma yaptığını söyledi. Economides'in sözlerinden sonra panelin moderatörü İKV Başkanı Prof. Dr. Haluk Kabaalioğlu sözü aldı. Economides'in "Türk hükümeti yeni mevzuatlarda görüş alışverişi yapsın" açıklamasına tepki gösteren Kabaalioğlu, "Avrupa Komisyonu da Türkiye ile görüşmeler yapsın. GB alanında 27 AB üyesi devlet artı Türkiye var. Eğer bu gerçek bir GB ise Bakanlar Konseyi'nde bir karar verilirken, Türkiye'nin de masada olması gerekir. Böyle olmazsa gerçek bir GB olmaz. Biz zamanında tam üyeliğin 4-5 yıl içinde gerçekleşeceğini düşünerek, GB anlaşmasını imzaladık. Türkiye dünyanın 17. Büyük ekonomisi bizi St Marino gibi ülkelerle aynı yere koyamazsınız. GB böyle devam edemez" dedi.

Avrupa Birliği haksızlık ediyor
Eurochambres birinci başkan yardımcısı ve TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, vize ve kota sorunları ile Avrupa Birliği'nin (AB) imzaladığı serbest ticaret anlaşmalarına dikkat çekerek, çözüm istedi. AB'nin üçüncü ülkelerle yürütülen serbest ticaret anlaşmalarında Türkiye'nin görüşünün ele alınmamasını eleştiren Hisarcıklıoğlu, "Biz anlaşmayı imzaladık, buyurun siz de müzakere edin demek haksızlıktır" dedi.

Eurochambres'i Örnek Alın
Birliğin genişleme politikalarında adil olmasını isteyen Hisarcıklıoğlu, genişleme sürecinin AB'ye üye ülkelerin ekonomilerini geliştireceğini savundu. Eurochambres örneği vererek AB'deki siyasilere "Ayrımcılık yapmayın" mesajı veren Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu: "Eurochambres'i ele alın. 47 ülkenin biraraya gelerek oluşturduğu bir çatı kuruluş. Avrupa iş dünyası kuruluşu, iş dünyası arasında bir ayrım olmadığını gösteren en önemli şey de kürsüde konuşan kişinin başkan yardımcılığına seçilmesidir".

Üyelik Takvimini Somutlaştırın
Türkiye'nin AB ile yürüttüğü müzakere sürecine de değinen Hisarcıklıoğlu, "Yavaşlatılmış bir anlayışla da olsa devam ediyor. Ancak siyasi nedenler ve yaklaşımlarla Türkiye'nin teknik olarak hak ettiği katılım hızına bir türlü ulaşılamıyor. Hızlanmak istiyoruz. Uyum sürecini tamamlamak istiyoruz" dedi. Türkiye'nin uyum programını tamamladığını ve maliyetleri de göze aldığını anlatan Hisarcıklıoğlu, "Biz koşmak istedikçe hızımız kesiliyor. AB tarafında katılım sürecimiz adeta bir yavaş çekim film gibi yönlendiriliyor. Türkiye'nin üyelik takvimi somut hale getirilmelidir" değerlendirmesi yaptı.

Eurochambres Ortak Üyeler Komitesi toplantısının ardından, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı ve Avrupa Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (Eurochambres) Başkan Yardımcısı Rifat Hisarcıklıoğlu, Avrupa Parlamentosu üyesi Marietje Schaake'ye plaket verdi.

Kaynak: Dünya
 
Powered by Tags for Joomla
Bağlantılar

Bize Ulaşın

Reklam-Tanıtım

Katılın

Uzmana Danışın, Bilgilenin

Kayıt Yaptırın

İzleyin

  • RSS

  • Mobil Görüntüle

İş Ortaklarımız